Ölümün Kandillisi

Şu an biliyorum tarihi dakikalar yaşamaktayız. Kandil gecesi, saat üç! Dışarıda esen lodosun uğultusunun pencere camlarını, panjur demirlerini zangırtatmasna uyandım! Defalarca kendime telkin ettim “korkma” diye. Böyle havalardan hep ürkmüşümdür. Tabiat olaylarının yani Allahın büyüklüğünün karşısında İnsanoğlunun acizliğinin göstergesidir. Sadece sığınır, beklersin geçmesini… Bu kolay geçmeyecek bir geceymiş meğerse nereden bileyim!

Kaçtı bir kere uykum ama içimde başka bir huzursuzluk, vay arkadaş ne yana dönsem ı-ıh olmuyor tekrar uyumak nafile! Kalkıp cep telefonuma kısa bir göz attım. Hayret, bir gariplik var! Mesajlar gitmemiş, sayfalar yenilenmemiş. Merakımı celbetti iyice, o saatte bilgisayarımı açtım. Orada gene aynı şeyi hem daha vahimini gördüm: sosyal medya kısıtlanmış. Sebep: 33 şehit son dakika kahreden haber! O bir yığın kınamayı okumadım bile! açıklama yapılmadan biten toplantılarınızı da görmedim zaten! 80 milyon gibi bu gece ben dahi bir başınaydım! Kukla gibi haber alma hakkımız açıktı o da sadece bir ağızdan aynı şeyler yazılıyordu. Onları da okumak zaten değmezdi! Olan olmuştu.! Sadece Hatay valisinin yaptığı açıklamayla Türkiye Cumhuriyetinin kandil günü 33 şehitten fazlasını, sınırötesi operasyon denen şeyde kaybettiğimiz gerçeği şak diyeyüreğimize oturmuştu!
Tecrübelerimiz bu sayının kaç katı olabileceği doğrultusundaydı ve internetin daha kötü günlerde bile yavaşlatılmadığı halde şimdi çalışmıyor olması böyle düşünmemize sebepti. Şimdi haberleşmeyi nasıl sağlayacağktık bakalım milletimizle?

Her olayda iki kelime yazıp altında onlarca yorum okumaya meraklı vatandaşlarımz kendilerini tutsak edilmiş hissedecekler mi acaba? Bu bir savaş demişlerdi, esirleri de koskoca Türk milleti mi idi yoksa? Aman Allah yazdıysa bozsun! Milletimize acısın ve hepimizi korusun ! Yeter artık çektiğimiz. ikişer üçer her gün gelen şehit cenazeleriyle rahmet okuya okuya, baş sağlığı taziye mesajları yaza yaza, sayının bu kadar çok olması duyulunca tabii halkın önlenemez hesap sorucu tavrıınıın karşısında önlem midir, korkaklık mıdır bilemem ama bu düpedüz birlik olmamızı engelleyici tutumdur! Sevsek de sevmesek de, istesek de istemesek de böyle günlerde tek yumruk olabilme hasletimiz tırpalanmakta, devletimizle yanyana oluşumuzu istememektir.

Bu satırları yazarken bile arada sırada kontrol ediyorum bir düzelme var mı diye maalesef saatin sabahın beşine yaklaştığı şu anlarda bile herşey aynı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir