Kategori arşivi: Şiir

ÇIĞIRTKANIN ÇIĞLIĞI

Yahya Kemal TAŞTAN

ÇIĞIRTKANIN ÇIĞLIĞI

-Varlığımın gayesini idâk etmeme vesile olan Nazik Hanım’a-

Evvel zaman içinde babamın beşiğin sallamadan,ne beşikler salladım ben.
Toprağa niniler söyledim ,büyüsün de Âdem olsun diye
Kürekler kundakladım Havva olur ümidiyle
Hakk’ın bahçesinde bir zamanlar elmaydım
Firdevs’in kapısında kurtuluş lafzıydım
İdris’de iplik oldum namusun eşmâli
Nuh’a ben gösterdim vuslattaki şimâli
Eyyüp’de zikir oldum,şifaya vâsıl oldum
İbarahim’de ateşdim,odda selâm buldum
Kurbanlık koç oldum İsmâil’e Cânân’dan inen
Yakûp’da gömlektim,kör gözlere sürülen
Yusuf’da cemâl oldum,Züleyhâ’yı zebûn ettim.
O’nun hüsnüne nice parmakları kestim.
Davûd’da hoş sedâydım,gök kubbede
Süleyman’ın rüzgârıydım,at oynattım Sebe’de
Musa’da asâydım,yerden hayat çıkardım,Nil’i yardım.
Tur oldum bir zamanlar,gönüllere ateş yağdırdım.
Yunus’da balıktım,ummandan karaya vurdum.
Meryem’de iffet oldum,hakkı doğurdum
Zekeriyâ’nın duası,Lût’un misafiriydim.
İsâ’nın on iki havarisinin,on üçüncüsü bendim.
Ya onda neler olmadım ki…Buluttum bir zamanlar
Bendim mağarada kör vicdanlara çekilen ağlar
Sıddık’tım,Faruk’dum,Ali’ydim,Osman’dım
Onun aşk pınarında Hakk’a kandım
Seniyye-i vedâydım,vuslatda Medine’de
Ben vardım…Maşuğa çıkılan merdivende
Cibril’e sınırdım,ona açtım kapıyı
Hakk’ın sevdasıyla yardın ayı
Cânân’ın sevgilisi ,ümmetin gülüydüm
Ben o bahçenin en çığırkan bülbülüydüm
Dost’un dergâhında Yunus oldum
Ete kemiğe büründüm,aşk aynasında göründüm
Nazik bir el ile Allah’ıma yürüdüm.

 

Yahya Kemal TAŞTAN Beyefendi diyor ki : -Nazik Annem için henüz 19 yaşında iken karalamıştık.Huzurlarında okumak da nasîb oldu.Ruhundan isdimdât ederim.

AĞAÇ Şiiri

Gazanfer SANLITOP

 

Benden önce de vardın, doğdum beşiğim oldun

Her yerde seni gördüm, benim herşeyim oldun

 

1489154_745880545429732_1972087028_n

 

Çelikle çomak oldun, ilk oyuncak ömrümde

kızılcık sopasıydın, yerin vardı örfümde

 

Yeşilin her tonunu yaprağında tanıdım

Doğanın gerçeğini,varlığında anladım

 

Kalem oldun elimde,şarkı oldun dilimde

Umut oldun gönlümde, gölge oldun yolumda

 

Çobanımın asası, oklavası annemin

Sandık oldun sakladın,çeyizini ninemin

 

Dipçik oldun tüfeğe, vatanımı bekledin

Kök saldın toprağıma, aşınımı önledin.

 

 

Gün geldi fidan oldun,umut oldun gönlüme

Gün geldi yanıverdin leke oldun alnıma

 

Gün geldi ateş oldun çorbamızı kaynattın

Gün geldi cehennemi, bize sen hatırlattın

 

Çit oldun bahçemizde, çevremizi donattın

Orman oldun her yerde, iklimi ferahlattın

 

Ayva oldun, nar oldun, bizim için yar oldun

Meyvenle,  çiçeğinle en vefalı yâr oldun

 

Çirkinleşen dünyada sen en kutsal güzellik

Şu kısacık hayatta en uzun beraberlik

 

Sen benim ailemsin, en sevgili çocuğum

Seninle başlamıştım sende son yolculuğum.

 

gazanfer

 

” Gazanfer SANLITOP 28 mayıs 1940’da Gölmarmara’da doğdu. 1951’de  Gölmarmara ilkokulunu, 1954’de Ankara Cebeci ortaokulunu, 1957’de de Manisa Lisesini bitirdi. 1963 Haziranında İTÜ Makine Fakültesinden Makine Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu.  26 Ağustos 1966’da eşi Cavide Hanım ile evlendi.” Bu mutlu evliliklerinden 2 erkek bir kız üç evlatları oldu. Zamanla damatlar, gelinler ve torunlarla aile genişledi büyüdü. Halen İstanbul’da ikamet etmekteler. Adını yazdığınızda ekrana sığmayan ekran görüntüsü dolu dolu bir hayat yaşadığının, son derece verimkar kaleminin ve de çalışkanlığının ispatıdır .  “1992 yılında kanserle tanıştı. Yazarlık hevesi biraz da geriye kalıcı bir şeyler bırakabilmek heyecanıyla o dönem başladı.”

“Halen değişik konularda kaleme aldığı makaleleri ve kitapları yanında kardeşleriyle birlikte kurdukları aile şirketlerinde (emasas) gençlere yardımlarını sürdürmektedir.” Rahmetli olan ağabeyi hatırasına kurmuş olduğu Gölmarmara Hulki Sanlıtop Anadolu Lisesi ve yazdığı bu kitaplarla “Söz uçar yazı kalır” sözünün doğruluğunu bizlere her zaman kanıtlayan bu kıymetli ağabeyime  sağlıklı ömürler niyaz eder, huzurlarınızda hepimizin yerine o yumuşacık ellerinden öperim.

 

 

 

 

 

 

İstiklâl Marşımızın Ruhu

Korkma! diye başlayıp, müjdelerle nihayete eren asrın şiiri. Aziz Türk Milletinin İstiklal Marşı..  Her bir satırı destan kıymetinde duygularımızın ışığı ve Bedirhan Gökçenin esrarlı sesinden Mehmet’imizin, Akif’imizin kabına sığmayıp taşışı… Milletimizin başı daima dik, bayrağımız hep göklerde olsun… Kahraman Şehitlerimizin kanları helal,  Marşımızın soluğu sonsuza kadar var olsun.
http://www.youtube.com/watch?v=_9EDoyqLvRQ

Her sene güzel yurdumun duyarlı eğitim yuvalarında her yaştaki gençlerimize İstiklal Marşını güzel okuma yarışmaları düzenlenir. İçinde geçen bilemedikleri kelimelerin, zengin Türkçe’mizin duyguları en güzel ifade etme biçimi olarak özenle seçilip manalarının açıklandığı bu videonun, yarışmalara hazırlanan bütün kardeşlerim için  önemi büyüktür diyor ve hepsine de buradan başarılar diliyorum.  

Mağcan’a Cevap

Değerli dostumuz Feyzullah Budak Beyefendi’nin coşku dolu manalı şiirini, o güzelim etkileyici okuyuşunu yansıtan videosunu sitemizde yayınlanmasına izin verdiği için hasseten kendisine şükranlarımızı iletir, kıymetli sayfamız takipçilerine iftiharla sunarız. .