Kategori arşivi: Müzeler

“Mevlana’ya Tapmak” mı?

“Camiyi kapatıyor diye bu ağaçları kesmek, çok öne çıktı diye Mevlana sevgisini ona tapınmak olarak algılamak, din vurgusunda ibadeti öne çıkarmak için böyle yapılmak…Çok rant sağlamak”

Taksicisinden, esnafına günübirlik gittiğimiz Konya gezisinde her kesimden sıkça duyduğumuz realite sözler bunlar. Bizim de medyadan duyup takip ettiklerimiz var elbette. Ama gözümüzle gördüğümüz ve bire bir yaşadığımız gerçekler hepsinden daha vahimdi.

Bunun için midir ki akın akın turistlerin ziyaret ettiği Kültür Bakanlığı logosu bulunan müzeye giriş biletlerinde o güzelim yeşil türbenin resmi yok? Bir semazenli figürle herşey anlatılmış bitmiş.  O da zaten ücretsiz biletlerinkinde..  Bunda o da yok!

tara0005 tara0004

Ve içeride sanduka toz içindeydi… Çocukluğumdan beri giderim hiç bu kadar sönük, mat, silik ve ışıksızını görmemiştim..  O tarihi gün ışığı veren kandiller söndürülmüş, florasan ışığının fersizliğine sanki gömülmüştü.. İçim yandı, oysa oradaki görevli hiç bu kadar bakımlı olmadığını savunuyordu.. Sakal-ı Şerifin olduğu yeri de değiştirip tabiri caizse beş lirayla namaz kılınan yer haline getirmişlerdi. Ranttan hani söz edilmeyecekti?

Hz. Şemsin makamında ise bir hanım soruyordu görevliye “Bu yatan kişi bayan mı bay mı?” O da sadece  “Hz. Şemş işte” dedi. Kadın  hemen anladı. Artık ne anladıysa dönüp gitti. Sonra ben düşündüm. Şems güneş demekti, peki güneşin kızı erkeği var mıydı?

Konya değil bu kez insanlar yapmıştı yapacağını. Yüzyıllardır aşk ile aydınlatan ışığını Mevlana’nın yine anlamadılar. Şems’in kesip kuyulara attıkları başı yoktu bu sefer ama kendilerini cahiliye devrinin kuyularına yeniden gömdüler.  Yazık ki artık başka “Mustafa” da olmayacaktı.

KARANLIK