Her BAyram

Her bayram bir ümitle başlarız güne. Adettendir, erkekler namaza gitmiş gibi kalkılır bizim evde. Erkeğimiz olmasa da bayram sofrası hazırlanır özenle. Sonra en güzel elbiseler içinde bayramlaşılır annemizle. “Çok şükür tamamına erdirdin, Allahım tekrarını da nasip eyle! Verdiği nimetlere şükürler edilir, sofra duamızı eden anneciğimin gözleri nemlidir. “Hu diyelim huuuu, hayırlar fethi için, şerler def’i için, gönüller muradı için lillahil fatiha!”

Bayram sabahıdır, çocukluğumuzda oyun havaları çalardı radyolarda, O mutluluğun coşkusu klarnet sesini sevdiren Kandıralı’nın ruhuna rahmet olsun. İçimiz burkularak, küs isen barışarak, bayramı iliklerimize kadar yaşatan anneciğimden de Allah razı olsun.

Koca kadın oldum ne eşim gitti namaza, ne de evlatlarım… Başka babaların eve dönüşünde, hep öbür bayrama kaldı sevdalarım. Allahım benim çocuklarıma da nasip et, ben göremesem de bari kendi çocuklarına iyi örnek olsunlar!

Sonra mesajlar ve telefonlar başlar işte rutin… İnsanların kendi duyguları ile iki satır yazamadıkları resimli paylaşımlar dolar posta kutuna. İyi de bunların hiç biri siz değilsiniz ki? Yakında unutmanızdan korkarım vallahi cümle kurmaya, kurmaya tüm yazılanları..

Kapı kapı gezen, şeker toplayan çocuklar da tarih oldu. Suriyeli bir kaç uyanık geliyor mahalleden, eh ona da şükür ediyor boşuna kapı çalmasını bekleyen.

Sosyal medya mesajdan yıkılıyor ama öğlen oldu halâ bir arayan yok! En yakınlarının sabaha kadar oturup öğleden sonra kalktıklarında dahi bir gram değişiklik yok! Bayram işte bugünün adı. Hasılı beklemekten yorulduğunda çalan telefonun öbür adı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir