Aylık arşivler: Eylül 2018

Geldin Gene Ya Sonbahar…

Ä°lgili resimBizim hüzünlü yılbaşımız ile birlikte geldi bu sene sonbahar. Zaten çifte üzüntülerle boyunlar bükmüş,  bir unut bekliyorduk aybaşını. Eylül gelince gidenler dönecek, alış verişler canlanacak, iş bakanlar, takip edenler durgunluktan kurtulacak ve ekonomi gıcırdayarak yeniden çalışmaya başlayacaktı.  Seçimdi bayramdı derken uzun süredir oluşan rehavet, bizleri tempolu hayata yeniden döndürecek hayatın devam eden yollarında yine her şeyi unutup koşturmalara başlayacaktık.

Beklenildiği gibi olmadı! Bu yakamıza yapışan umutsuzluk hastalığının kaynağı ne kadar medya haberleri olsa da içimizdeki isteksizlik ve duygusal yorgunluklarımızın suçlusu bu sefer kimdi acaba?

Her sene kızaran yapraklara, serinleyen havanın rüzgarla ağaçlardan söktüğü konfeti ışığı altında yürümek nasıl mutluluk verirdi bana. Seyrine doyamadığım eşsiz bir tablonun içinde aylarca sıcaktan bunalmış, öf pöf kaçacak delik ararken  sıcak tutan bir hırkanın  arayışının içindeyim mesela.. Yaşla mı ilgilidir, yaşama sevinci midir bilemedim.

Muharrem ile birlikte yaşanan Kerbela vakasının gerçekliği ile devirlerin hep aynı olduğunu, değişenin sadece onu yaşayan kişiler olduğunun bu kaçıncı idrakimiz? Hani “Kaçıncı faslı bahar bu, solar gider” emellerimiz? Sanki bir uyanışı beklemekteyiz. Tüm bu çekilenlere değecek bir silkinişle en temiz, en saf günlerimize elbet birgün , bir anda bakmışız geri dönüvereceğiz.

Karamsarlığın vebali büyüktür. Sonbahar nasıl gene geldiyse dönüp dolaşıp eski benliğimiz de gelecektir. Haydi parklara, temiz havaları solumaya..  İlk baharda yeniden çiçek açacak ağaçların vedasını duymaya…Kadim dostumuzu  uğurlamaya koşalım. Koşalım ki gene geldiğinde bizi yerimizde bulsun, aynı ümitle kucağımıza eşsiz güzelliklerini doldursun.

Bu sene de geldin ya , gidene  kadar diyeceğim çok şükür sonbahar!