Aylık arşivler: Ocak 2017

Geleceğe Mektup

Her zaman geleceğe mektup yazılır ya düşündüm,benim geçmişim zaten benden sonrakilerin geleceği idi… Öyle bir mektup yazayım ki herkes ders çıkarsındı

Herşey bir kız torunum olacağı haberini alınca başladı. Bunca ümitsiz, bu denli kargaşa dolu günlerde milletçe tek ihtiyacımız olan tek şeydi HUZUR. Demek ki hala ümit vardı, yeni nesiller, masum bebekler bu dünyaya gözlerini açtıkları zaman, geldikleri yerden getirdikleri barışı, yeniliği, inancı ekebilirdiler. O zaman neden bu kadar acıyla doluyduk? Sanırım bizler milletçe bir yerde hata yapmıştık ve bedelini de yine milletçe ödüyorduk. Bizim neslimiz için koskoca insanlık sorumlu tutulamazdı… O halde bir yerden derhal başlamalıydık.

Okumamıştık evet,… Sadece vatanı sevmek yetmemişti, bilinç de gerekiyordu. Şimdilerde hep devirlere adını milliyetçi yazdıran kesimin kemiklerini sızlatacak kadar mefhumlarından başka birşey kalmadığını gösterdiklerine şahit olmadık mı? Karşı grup olarak veya öteki olarak yaftalandırılan kim varsa meğer haklılarmış, meğer onlar da vatanını seven solcularmış fikrinden çoğalmadık mı? Sağ, sol, ocu bucu, parti adı, ne varsa çöpe attık. Tek bir cümlemiz kaldı elimizde. o da “Vatan sevgisi imandan gelir“di.

Bu tek cümle hadisti bize, dinimizin ne denli güzel, kuranımızın ne kadar akılcı, yobazlıktan uzak tek gerçek olduğunu daha sıkı sarılmamız gerektiğini anlattı. Ona uymakla her an tekamül edecek, onu okumakla 1400 senedir bizden saklanan bütün bilgileri yanı başımızda bulacaktık.

Tarihimizi nedenleri ve sonuçlarıyla doğru öğrenecek, “Geçirilen acı tecrübelerin aynasında gerçeği seyretmeyi alışkanlık haline getirecektik.”Tarihin tekerürden ibaret olduğunun bilinciyle kazanılmış bütün haklarımıza dört elle sarılacak, asla bırakmayacaktık.

Kadirşinas milletimizin  vatansever evlatlarını çok sevecek, Allahın sevgiyle yarattığı bütün kainat gibi bize bahşettiği bu cennet vatan parçasını da canımız gibi, namusumuz gibi haysiyet ve şerifimiz gibi kollayıp koruyacağımızdan adımız gibi emindik, emindik değil mi? Neden düşündünüz?

İşte bir an o  saniyelik duraksama ne yaptıysa yaptı. Herşey bir anda oluşmaz mıydı zaten. Bir anda kıyamet kopar, bir anda dünya yeniden yaratılırdı. Ol deyince oldurmak Allaha mahsustu. Yani hayat dediğimiz şey o saniyelerin birbirine zincirlenerek eklenmesinden ibaretti. Duraklamak yoktu, endişe yoktu, yarın ne yiyeceğini düşünmek yoktu. onda… Sadece akıp giden kaderimiz vardı. İmanımız vardı.. Gene de var, hala var, hep var.. Hep vardı da bir küçük kara lekeyi ufak bir fiskeyle def ettik. Duraksamayı yazmaya değmez. Ümit orada başladı ki zaten..  Önün aydınlık, aydınlıklar hep geniştir… Karanlık ise ardına attığında bitmiştir….

Allahım bu cennet vatanla imtihanımız büyüktür. Yüz aklığı ver bizlere. Okumadık, anlamadık, sahip çıkamadık haklısın. Ey Rabbimiz, vatan sevgisi imandan gelirdi, imandan da gitmesine fırsat verme ne olur..

Bu mektup bir babannenin torununa gelecekten seslenişidir. Ana vatan daha nice evlatlarına gebedir.