Aylık arşivler: Ekim 2016

Kendimle Kendime

Az önce sosyal medyada bir video izledim,  gösteri yapan bir genç aynadaki çocukluk hayaliyle dans ediyordu. Küçük oğlan kendinden beklenmeyen bir çeviklikle karşısındaki gencin her hareketini başarıyla gerçekleştirirken aynadaki görüntüsünü mükemmel bir tabloya dönüştürüyordu. O an düşündüm ben de kendi geçmişimi kucaklasam nasıl olurdu? Odada duvarlara kollarımı açtığımı,  kendi küçüklüğümün bana doğru koştuğunu….  Sonra incecik saçları bana koşarken uçuşan tatlı bir minik kızı aldım kollarımı arasına, bu bendim. Yıllardır kendimle hiç bu kadar canlı görüşmemiştim. Sanırım artık onu seviyordum. Bunca yıldır ilk defa kendimi onunla denk görüyordum.

https://www.facebook.com/lassdance/videos/1075780189142999/

 

child-s-drawing-of-mother-andMesela İlk sevdiğim çocuk kendimdim…. İlk tanıdığım anne de öyle… Çünkü birebir yaşayarak ne çektiklerini ancak o zaman öğrenebilmiştim . iyi bir evlat, iyi bir de kardeştim. Arkadaşlarımın ve komşularımın vefalı dostu olmuştum da bir kendim gibi dostu bu yaşımda bile hala bulamamıştım. İşte bu sıradan video beni bir anda bunları düşünmeye sevk etti. Düşüncelerimse kendi dostumun kendim olduğunu keşfettirdi. Ben sizin Mevlanızım diyen yüce Rabbimin ruhundan bir parçayla ayakta duryuor, insanlığımı yaşıyordum. O halde beni terk etmeyen, yanımdan hiç ayrılmayan, geçmişimin geleceğimin, hatalarımın, sevaplarımın her zerremin içine işlemiş olan Allaha bir kez daha iman ediyordum. Kendimden kendine yolculuğumda bakalım daha nelere şahit olacaktım?

 

Hz. Mevlana’dan: Ey Aziz Allah

Ey Aziz Allah,fisk_ye_gif

Bizim ahitlerimiz yüzlerce, binlerce defa bozuldu. Fakat senin ahdin dağ gibi, yerinden bile oynamıyor.

Bizim ahdimiz saman çöpüne benzer, her çeşit rüzgara karşı zebundur. Senin ahdinse dağ gibi, hatta yüzlerce dağdan daha kuvvetli…

O kuvvet hakkı için ey renklere sahip olan, bizim renkten renge girişimize bir acı. Kendimizi de gördük, rüsvay oluşumuzu da. Padişahım, bizi fazla imtihana çekme de ey kerem sahibi ve yardımı istenen Allah, öbür ayıplarımızı, öbür kötülüklerimizi gizli bırak.

fisk_ye_gifSen cemalde, kemalde sonsuzsun; biz eğrilikte, sapıklıkta sonsuz! Şu bir avuç aşağılık kişilerin kötülükteki sonsuzluğunu sonsuz lütfunla, cemâl ve kamâlinle ört. Aman elbisemizden zaten bir tek iplik kaldı. Bir şehirdik, tek bir duvarımız yerinde.

Ey sahibimiz, şu kalanı koru, şu kalanı koru da şeytan tamamiyle sevinmesin. Bizim hatırımız için değil suçluları yine arayıp kayırdığın o kadim lütfun hakkı için Ya Rabbi. Madem ki kudretini gösterdin merhametini de göster ey et ve yağ parçalarına merhametler ihsan eden Allah. Eğer bu dua gazabını arttırıyorsa ulu Rabbim, sen bize bir dua öğret. Nitekim Adem cennetten çıkınca ona tövbe etmeyi nasipettin de kötü şeytan’dan kurtuldu.

 

 Kaynak Latife Gönlügüzel

18/01/1995

 

Kalem ve KIlıç

Kalem kılıçtan keskindir sözü kaynağını büyüğünce öğrendiğim çocukluğumuzdan beri bizim evde sık kullanılan bir sözdür… Atasözüymüş meğerse ama  ben Hz. Alinin sözü sanırdım her nedense . “Sabahın seherinde Ali’yi gördüm Ali’yi” diye öğrendiğim hüzünlü bir nağmeyle birlikte Hz. Ali’yi ve onun zülfikar denen ucu çatallı kılıcını düşünürdüm bu söz ile… İlmin kapısı oluşuyla müjdelenen, Kabenin içinde doğma şerefine ermiş tek insan, ilk Müslüman, Ehli beyti Peygamberimin, gözünün nurunun.. Gücün timsali o mübarek insanın yaşadıklarını okudum büyüyünce…  Sonra evlatları Hasan, Hüseyin efendilerimizin hazin hikayelerini duydum.. Kerbela’da şehit edilen onlarca müslümanı öğrendim. Şurada namaz kılıp şurada şehit edilen peygamber torunlarının acısını ciğerimde hissettim ve muharremin hüznünü o andan itibaren asla unutamadım…

Azıcık kafam fazla çalışır diğer yaşıtlarıma göre sanırım. Araştırmayı, sormayı, eşelemeyi pek severim. Çokça da düşünerek bulurum bazı şeyleri. Ama haddimi aşmaktan da akletmeyenlerin üzerine pislik yağdıracak olan rabbime sığınırım.

Yazmaya merakım Kuranı kerimin neden İKRa diye başladığını düşünmekle başladı. Öyle ya indirme sırasına göre ikinci inen surenin Kalem suresi olması çok ilginçti bana göre. Oku ama sende kalmasın okudukların, onları yaz diyordu Allah. Demek ki yazı önemliydi.. Başkalarına ulaştırabilceğin kültürün bilginin özel bir frekansıydı sanki aklın gücünün. Onu okuyabilecek olan, merakı olan kabiliyeti olanı uyandıracak olan kıvılcımdı..  Savaşta kılıçtan geçirilen insanları tarih yazmasaydı bugün hangimizin haberi olacaktı?

kalem-kilic

Devam edecek…