Aylık arşivler: Kasım 2015

Taş Devri

Bu Aralık’ta  2015 yılının son ayına girerken, vatandaşın birine yaklaştık yeni yıl ile ilgili düşüncelerini soralım dedik, demez olaydık.

İyi güzel temennilerde bulunacağını sanarken kızdı bize: “iki gün sonramı bile planlayamıyorken ben, bize ne 2015’ten” dedi…

-Afedersiniz karıştınız sanırım. bu sene 2016 ya gireceğiz..

-iyi de biz daha 2015’e girmedik ki..

– Aman efendim nasıl olur?

– Olur efendim, saatler geri alındı ya, hep geriye gittik.

Hayretten açılan ağzımızdan bir damla yere düşünce ançak kendimize gelebildik. Oysa deliye de benzemiyordu karşımızdaki. İyi giyimli, herşeyiyle normal görünen, senin benim gibi biriydi.

Belli mi olur, emin olmak için bir kaç soru daha sormalıydık.

Belki de bu vatandaş haberin ta kendisiydi.. Biraz daha karıştırmalıydık.

– Peki, size göre biz hangi yıldayız o zaman ?

Arkamda bir yeri işaret etti parmağı ile, dönüp baktım, meydanın ortasında dikili olan saati gösteriyordu.

Eee der gibi döndüm sonra kendisine, “evladım bu saatin sen çalıştığını gördün mü” demez mi?

Haydaa amcam uçmuş belli. Ben de ona uyup dedim, cık…

– Haydi metroya gel inelim, oranın saati de aha böyle..

-Dur aman, gözünü seveyim. Amcam  yaa sen hiç mi haber seyretmiyon, hani gazete filan… Orda ne yazıyor ya?

-İleri gideceğimize hep geriye giden bir şeyler oluyor. Sanki dünya tersine dönüyor.

-Haklısın amcam da…

-Uzay çağındayız ama taş devrindeki gibi yaban bir hayat yaşıyoruz. Herkes odasında bir başına. Büyük küçük yok, komşu akraba yok. Mahallede birbirini tanıyan yok. Sokaklarda yazın çocuk sesleriyle çınlardı, bu sene hani bir tane çocuk gördün mü?

– Hee doğru, görmedim vallaha!

– Aramıza hoşgeldiiin.

Herşeyin otomatiği olduğu günümüzde zaten elektrik kesilince taş devrine geri dönmüyor muyuz? Ee daha hangi yıldayız diye niye ha bire sorup duruyonuz?

– ………………….

 

 

 

 

 

 

 

 

Bayırım Bucağım’daki Türkmenem

Türk dünyası yastadır… 

Birlik olamamasındaki büyük oyunun yeni farkına vardığı için yastadır…

Bu elim esaretine kimin sebep oldugunu kavradığından yastadır..

En yakınında, etrafında yöresinde, kendini öteki sananlar yüzünden -tarihin en acımasız- kemendiyle bağlandığını gördüğünden yastadır.

Öldüren, böldüren yine o el  değil miydi?. Hep o bildik ele yine kandığı için yastadır.

Susan, pusulara yatıp bekleyen, sen eksildikçe sevinen, şimdilerde gerim gerim gerineni bulduğu için yastadır.

Tarih yeniden tekerrür etse ne? Bu tekrarın başka bir tekrarı da olmaz sanmaktadır. Oysa

Korkmaz sönmezsen eğer!

Bu uyanış hayra alemettir…

Kerbela cehennemi, nasıl yeşertti ise İslamı, belli ki bu dibe vuruş, bu Rahmanın mübarek tokadı, gözümüzü oyan kargalardan hepten kurtaracağının ilanı.

 

depremden-sonra-kargalar-saldirdi-3644529_o

 

 

Terör Belası

Dünya nerede bir terör olayı olsa orada ağlıyor. Masum insanlar, kötülüğe mahkum zavallıların oyunlarında, sebepsizce ölüyor. Özgürlükleri, yaşama hakları ellerinden alınıyor .. Nedeni kötülüğün korkusunu salmak, insanları sindirmek, karanlık yüzünün çirkefliğinde kendine benzeyen tarafları toplamak …

Dünya kurulalı beri iyiler kötüler icice yaratılmışız. Ölümler , savaşlar milyonlarca cana maloldu.

Genç Türk Atatürk

Gazi Mustafa Kemal atamizin vefatının 77. senesi … Öldüğünde 57 yaşındaymış … 15 yıl Cumhurbaşkanı olduguna göre bütün, o harika işleri gerçekleştirdiğinde 40’lı  yaşlarındaymış. Bu demektir ki bizlere genç beyinler lazım, Gençlerin önünü açın ki Türk gençliğinin omuzlarında yükselen yıldızımız yine Cumhuriyet olsun.

 

MEDYA

Roza KURBAN

Dergi, gazete, radyo, televizyon, internet sitesi gibi kitle iletişim araçları güçlü ve etkili bir propaganda aracıdır. Siyasiler, yöneticiler bunun farkındadır. Onun içindir ki, medyayı ellerinde tutmayı bir amaç haline getirerek, propaganda aracı yapmaktadırlar. Bazı insanlar, medya tarafından parlatılarak “medya starı” yapılır. Ve hiçbir değeri olmayan insanlar, cesur bir kahraman olarak lanse edilir.

Günümüzde Tataristan’da da medya tamamen Putin tarafından yönetilen ve yönlendirilen Tataristan Hükümeti’nin elindedir. Yazılan haberlerde, yapılan programlarda sanki Tatarlar yararına bir iş yapıyorlarmış gibi gösterilen insanlar, sivil toplum kuruluşları, siyasiler, aydınlar aslında Tatarların kökünü baltalamaktadır.

Tataristan medyasında Tatar milliyetçilerine yer yoktur. Tatarların bağımsızlığı uğruna mücadele edenler, ya yasaklanmakta ya da aleyhlerinde haberler yapılmaktadır. Bir de 180 derece dönen, ikili oynayan dönekler vardır. Dün medyada adı dile getirilmeyen insanlar, bugün “halk kahramanı” haline getirilmekte, onlara övgüler yağdırılmaktadır. Rusların siparişi üzerine yapılan haberler, yazılan kitaplar, gerçekleşen toplantıların haddi hesabı yoktur.

Son günlerde birkaç döneğin adı, Tatar medyasında sıkça dillendirilmektedir. Tatar Bağımsızlığını, Tatar Milli Hareketini yok etme yolunda Ruslara hizmet eden bu döneklere yakında ödüller verilecek, madalyalar takılacaktır. Şimdilik bu insanların adı bende saklıdır. Ödül aldıklarında adlarını açıklayacağım. Bunların kim olduğunu bilen biliyor zaten. Ancak “Millet bizi kabul ediyor, bize inanıyor” sanmayın, yapılan her şeyin, atılan her adımın farkındayız. Ve “Hainler konusunda dikkatli olun!”diye milleti uyarıyoruz. Yüzyıllardır süregelen Rus zulmüne Kazan Tatarları baş eğmemiş, bundan sonra da baş eğmeyecek ve Rusların bu çirkin oyunlarına da gelmeyecektir!  

medresim