Aylık arşivler: Aralık 2014

Yüksek Yüksek Tepelerde İhtisas Yapmasınlar

Adı Musa’ymış. Erzurum’da basit bir safra kesesinde taş kırma  operasyonuyla acılarından bir iki günde kurtulacağını sanıp bıçak altına yatmayı razı olmuş. Dayanılmaz ağrıları son bulacak, lösemi olan karısıyla, okula giden kızlarıyla, küçük lokantasıyla daha çok ilgilenebilecekmiş…

“Doksan gün oldu” diyordu , tam doksan gün önce ambulansla  Ankara’ya göndermişler. Meğerse ameliyatında yanlış bir damarı kesilip taş ve safralar karaciğerine karın boşluğuna doluşmuş, pankreası bile nasibini almış kazada, irinler her tarafını doldurmuş…. Genç adamın çabuk iyileşme hayalleri uzadıkça uzamış. Karnı su toplamış, ağrısı sancısı daha bir artar olmuş. Uykusuz gecelerine mi yansın, esas bakıma muhtaç sevgili eşine mi yansın, iki arada bir derede  okumakta olan kızını okulda alıp anasının hizmetine vermişler alelacele. Dükkancığını da kapatmış, satmış savmış herşeyleri zararına. Şimdi bir başına hastahane koridorlarını çaresizce adımlamakta..

“Musa dedim, doktorların yanlış yapma lüksü yoktur. Dava et o doktoru. En basit ameliyattan seni bu hallere düşmene sebep olduğu için görevini kötüye kullanmaktan maddi manevi tazminat iste. Bir tutanak tut, rapor al ne bileyim ciğerini sök adamların hakkını ara!”

Acı bir tebessüm gördüm sanki dudaklarında…  Keşke bir umut yeşertebilseydim  o feri sönmüş bakışlarında. Aynı yavaş adımlarıyla  koridorda dolaşmasına koyuldu.

Kim bilir daha kaç gece daha karşılaşacağız herbiriyle usul usul. Erzurumlu Musa  buradakilerden sadece bir tanesi. Her hayatın kesiştiği yer sade bu hastahane köşesi . Rabbimin elbet vardır bir tesellisi.

Yarın Yozgatlı Döne Teyze’nin dirençlerini anlatacağım. Daha sonra karaciğeri bitik Hidayeti… Allah hepsine şifalar verirse ben nasıl da mutlu olacağım.